Lordoz Nedir?
Lordoz Nedir? Belirtileri, Egzersizleri ve Tedavisi
Lordoz denildiğinde çoğu kişinin aklına bel çukurunun artması veya bir duruş bozukluğu gelir. Oysa lordoz aslında omurgamızın normal anatomisinin bir parçasıdır. Boyun ve bel bölgesinde bulunan, omurganın öne doğru yaptığı doğal eğriliklere lordoz adı verilir.

Sorun, bu doğal eğriliğin kişinin anatomik yapısına göre belirgin şekilde artması, azalması veya omurga-pelvis dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkabilir. Özellikle bel bölgesindeki lordozun artması halk arasında “bel çukurunun artması” olarak tanımlanırken, tıbbi olarak bu durum lomber hiperlordoz şeklinde ifade edilebilir.
Bu nedenle bir kişiye yalnızca yandan bakarak “lordozunuz var” demek teknik olarak doğru değildir. Her sağlıklı bireyde belirli ölçüde lordoz bulunur. Değerlendirilmesi gereken, lordozun kişinin omurga ve pelvis yapısıyla uyumlu olup olmadığı, hareket sırasında nasıl davrandığı ve ağrı ya da fonksiyon kaybına eşlik edip etmediğidir.
Omurganın sagittal, yani yandan görülen dizilimi kişiden kişiye önemli ölçüde değişebilir. Pelvisin anatomik yapısı ile lomber lordoz arasında yakın bir ilişki bulunması nedeniyle yalnızca bel kavsının görüntüsüne bakarak değerlendirme yapmak yeterli değildir.
Lordoz Nedir?
Lordoz, omurganın boyun ve bel bölgelerinde öne doğru yaptığı fizyolojik eğriliğin adıdır. Omurgaya yandan bakıldığında tamamen düz bir yapı görülmez. Boyun bölgesinde servikal lordoz, sırt bölgesinde torakal kifoz ve bel bölgesinde lomber lordoz olmak üzere birbirini dengeleyen doğal eğrilikler vardır.
Bu eğrilikler vücudun dik durmasına, yüklerin omurga boyunca dağıtılmasına ve hareket sırasında oluşan kuvvetlerin yönetilmesine katkıda bulunur.
Dolayısıyla lordozun bulunması normaldir. Klinik açıdan önemli olan, eğriliğin kişinin anatomisine göre fazla veya yetersiz olması ve bunun omurganın genel dengesiyle nasıl ilişkili olduğudur.
Bel Lordozu Nedir?
Bel bölgesindeki doğal içe doğru kavise lomber lordoz adı verilir.
Lomber omurga beş omurdan oluşur ve pelvis ile gövde arasında önemli bir yük aktarım bölgesidir. Bel omurgasının eğriliği ile pelvisin konumu birbirinden bağımsız değildir. Pelvik insidans, sakral eğim ve pelvik tilt gibi anatomik ve postüral parametreler lomber lordozun şeklini etkiler. Bu nedenle iki kişinin bel kavsi dışarıdan birbirine benzemesine rağmen omurga-pelvis mekanikleri birbirinden oldukça farklı olabilir.
Lordoz değerlendirilirken yalnızca “bel çukuru fazla mı?” sorusuna değil, omurganın genel sagittal dengesi, pelvisin konumu, kalça eklemleri ve kişinin hareket stratejilerine de bakılması gerekir.
Hiperlordoz Nedir?
Hiperlordoz, omurgadaki lordotik eğriliğin beklenenden daha belirgin hâle gelmesini ifade eder. En sık bel bölgesinden söz edilir ve bu durumda lomber hiperlordoz terimi kullanılır.
Dışarıdan bakıldığında bel boşluğunun belirginleşmesi, pelvisin öne doğru konumlanması, kalçaların geriye doğru daha çıkıntılı görünmesi veya karın bölgesinin öne doğru görünmesi dikkat çekebilir.
Ancak görünüm tek başına tanı koydurmaz.
Bir kişinin bel kavsının belirgin olması mutlaka hastalık olduğu anlamına gelmediği gibi, hiperlordozu bulunan herkesin bel ağrısı yaşaması da beklenmez. Lordoz ile ağrı arasındaki ilişki düşündüğümüzden daha karmaşıktır ve omurganın yalnızca tek bir açısıyla açıklanamaz.
Lordoz Neden Olur?
Lordozun veya hiperlordotik postürün tek bir nedeni yoktur. Bazı kişilerde anatomik yapı belirleyiciyken bazı kişilerde postür, hareket alışkanlıkları ve çevre eklemlerdeki hareket kısıtlılıkları daha fazla rol oynayabilir.
Özellikle pelvisin öne doğru eğilme eğilimi, kalça fleksörlerinin hareketliliği, gövde ve kalça kaslarının kontrolü, günlük yaşam alışkanlıkları ve kişinin uzun süre kullandığı duruş stratejileri bel bölgesinin görünümünü etkileyebilir.
Bununla birlikte her hiperlordozu yalnızca “karın kasları zayıf, bel kasları kısa” formülüyle açıklamak doğru değildir. Omurga ve pelvis arasındaki ilişki kişiye özgüdür.
Lordozdaki belirgin değişikliklerle ilişkili olabilecek durumlar arasında postüral alışkanlıklar, uzun süreli hareketsizlik, kilo artışı, gebelik dönemindeki biyomekanik değişiklikler, kalça çevresindeki hareket kısıtlılıkları, bazı nöromusküler hastalıklar ve omurganın yapısal problemleri bulunabilir. Spondilolistezis gibi omurga problemlerinde de lordotik dizilim farklılaşabilir.
Bu nedenle özellikle belirgin bir postür değişikliği veya ağrı söz konusuysa, yalnızca görüntüye bakmak yerine nedenin değerlendirilmesi gerekir.
Lordoz Belirtileri Nelerdir?
Hafif veya kişinin anatomik yapısıyla uyumlu bir lordoz hiçbir belirti oluşturmayabilir. Hatta birçok kişi omurgasındaki lordotik yapının belirgin olduğunu ancak başka bir nedenle değerlendirme yapıldığında fark eder.
Hiperlordoz veya eşlik eden hareket problemleri bulunduğunda görülebilecek belirtiler arasında şunlar yer alabilir:
Bel kavsının dışarıdan belirgin görünmesi, bel veya bel-kalça çevresinde ağrı ve yorgunluk, uzun süre ayakta kalırken rahatsızlık, belirli hareketlerde bel bölgesinde sıkışma hissi, kalça ve gövde hareketlerinde kontrol güçlüğü, uzun süre aynı pozisyonda kalınca artan yakınmalar ve bazı kişilerde bel hareketliliğinde kısıtlanma.
Bu belirtilerin yalnızca lordoza özgü olmadığı unutulmamalıdır. Özellikle bel ağrısı çok farklı kas-iskelet sistemi sorunlarında ortaya çıkabilir.
Lordoz Nerede Ağrı Yapar?
Lordozla ilişkili şikâyetlerden söz edildiğinde en sık bel ve bel-kalça geçiş bölgesi tarif edilir.
Özellikle uzun süre ayakta durma, belin sürekli ekstansiyonda tutulduğu aktiviteler veya kişinin kontrol etmekte zorlandığı hareketler sırasında bel çevresindeki kaslarda yorgunluk ve ağrı hissedilebilir.
Fakat ağrının bulunduğu yer her zaman problemin kaynağını göstermez.
Kalça hareketliliği, pelvis kontrolü, gövde kaslarının dayanıklılığı, çalışma koşulları ve kişinin günlük hareket alışkanlıkları bel bölgesine binen yükü etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca ağrıyan bölgeye yönelik egzersiz yapmak yerine bütün hareket sistemi değerlendirilmelidir.
Lordoz Bel Ağrısı Yapar mı?
Belirgin bir lordozu olan herkesin bel ağrısı yaşayacağını söylemek doğru değildir. Bilimsel çalışmalar lordoz açısı ile bel ağrısı arasındaki ilişkinin tek yönlü ve basit olmadığını göstermektedir. Hatta bazı araştırmalarda bel ağrısı yaşayan kişilerde artmış lordoz yerine azalmış lomber lordoz gözlenmiştir. Daha güncel sistematik değerlendirmelerde ise statik postür değişkenleriyle bel ağrısı arasındaki ilişkinin oldukça heterojen olduğu ve tek başına lordoz açısının ağrıyı açıklamak için yeterli olmadığı belirtilmektedir.
Dolayısıyla “bel çukurum fazla, ağrımın nedeni kesinlikle budur” şeklinde bir sonuca varmak doğru değildir.
Ağrı değerlendirmesinde hareket kapasitesi, omurga ve kalça hareketliliği, kas kuvveti ve dayanıklılığı, günlük aktiviteler, yüklenme miktarı ve kişinin geçmiş şikâyetleri birlikte ele alınmalıdır.
Lordoz Nasıl Anlaşılır?
Bel lordozundaki artış bazen kişinin duruşunda fark edilebilir.
Yandan bakıldığında bel boşluğunun belirginleşmesi, pelvisin pozisyonundaki değişiklikler veya gövde ile kalça arasındaki hizalanmanın farklı görünmesi dikkat çekebilir.
Ancak aynada görülen bel çukuru, tek başına lordozun derecesini veya klinik önemini belirlemez.
Fizyoterapi değerlendirmesinde kişinin ayakta duruşunun yanı sıra hareket sırasında omurgasını ve pelvisini nasıl kontrol ettiği de önemlidir.
Örneğin bel kavsı ayakta belirgin görünen iki kişiden biri pelvisini rahatlıkla farklı yönlerde kontrol edebilirken diğerinde hareket kısıtlılığı bulunabilir. Bu iki kişinin egzersiz ihtiyacı aynı olmayacaktır.
Lordoz Kaç Derece Olmalı?
Google'da lordoz hakkında en sık sorulan sorulardan biri “Lordoz kaç derece olmalı?” sorusudur.
Bu soruya herkes için geçerli tek bir rakam vermek bilimsel olarak doğru değildir.
Lomber lordoz ölçümü; kullanılan radyolojik yönteme, hangi omurlar arasındaki açının ölçüldüğüne, kişinin yaşına, cinsiyetine, anatomik pelvis yapısına ve ölçüm sırasındaki pozisyonuna göre değişebilir.
Bilimsel literatürde de lomber lordoz için geniş bir normal varyasyon bulunduğu gösterilmektedir. Ayrıca pelvisin anatomik yapısını ifade eden pelvik insidans, kişinin beklenen lomber lordozuyla yakından ilişkilidir. Bu nedenle modern omurga değerlendirmesinde lordoz açısı tek başına yorumlanmaz.
2026 yılında yayımlanan ve sağlıklı Türk yetişkinlerini değerlendiren bir çalışmada ortalama lomber lordoz yaklaşık 58,5° bulunmuştur. Ancak bu değer herkes için “ideal lordoz 58,5 derecedir” şeklinde yorumlanamaz; çalışmanın amacı da tek bir hastalık sınırı belirlemek değil, sağlıklı popülasyondaki sagittal parametreleri tanımlamaktır.
Kısacası lordoz ölçümünde önemli olan tek başına sayı değil, bu sayının kişinin pelvis ve omurga anatomisiyle uyumudur.
Lordoz Nasıl Teşhis Edilir?
Lordozun değerlendirilmesi genellikle ayrıntılı öykü ve fizik muayeneyle başlar.
Kişinin duruşu, omurga hareketleri, pelvis kontrolü, kalça eklemlerinin hareketliliği ve şikâyeti artıran veya azaltan hareketler değerlendirilir.
Ayrıca eğriliğin esnek mi yoksa daha yapısal ve sabit mi olduğu önemlidir. Kişi pozisyon değiştirdiğinde veya hareket ettiğinde bel kavsi belirgin şekilde değişebiliyorsa daha fonksiyonel bir bileşen söz konusu olabilir.
Gerekli görülen durumlarda hekim tarafından ayakta çekilen röntgen gibi görüntüleme yöntemleriyle omurganın sagittal dizilimi ve lordoz açısı değerlendirilebilir. Daha ileri inceleme gerektiren klinik durumlarda MR veya BT gibi görüntülemeler de kullanılabilir.
Her kişide görüntüleme gerekmez. Bunun gerekliliği kişinin yaşı, ağrının özellikleri, fizik muayene bulguları ve olası yapısal problemler doğrultusunda belirlenmelidir.
Lordoz Nasıl Düzelir?
“Lordoz nasıl düzelir?” sorusunun cevabı öncelikle lordozun nedenine bağlıdır.
Eğer söz konusu durum kişinin doğal anatomik yapısının bir parçasıysa herhangi bir “düzeltme” gerekmeyebilir. Eğer postüral ve hareketle değişebilen bir hiperlordotik yapı varsa, uygun egzersiz ve hareket eğitimiyle kişinin lumbopelvik kontrolü geliştirilebilir.
Amaç her zaman beli mümkün olduğunca düzleştirmek değildir.
Sağlıklı omurganın zaten doğal bir bel kavsi vardır. Egzersiz programının amacı bu kavsi ortadan kaldırmak değil, kişinin omurgasını farklı pozisyonlarda kontrollü ve verimli kullanabilmesini sağlamaktır.
Bu nedenle “belinizi sürekli içeri çekin”, “karnınızı gün boyunca sıkın” veya “bel boşluğunu tamamen yok edin” gibi herkese verilen standart öneriler doğru bir rehabilitasyon yaklaşımı değildir.
Lordoz Egzersizleri Nelerdir?
Lordoz egzersizlerinde tek bir hazır program yoktur.
Egzersiz seçimi kişinin lordozunun yapısına, pelvis kontrolüne, kalça hareketliliğine, kas kuvvetine, ağrısının olup olmamasına ve günlük yaşam ihtiyaçlarına göre yapılmalıdır.
Program içerisinde gövde kontrolünü geliştiren egzersizler, karın ve kalça kaslarının kuvvetlendirilmesi, kalça çevresindeki hareketliliğin geliştirilmesi, lumbopelvik kontrol çalışmaları ve kişinin günlük yaşamındaki problemli hareketlerin yeniden öğretilmesi yer alabilir.
Örneğin uygun kişilerde bridge veya shoulder bridge varyasyonları, kontrollü abdominal egzersizler, kalça kuvvetlendirme çalışmaları, pelvik kontrol egzersizleri ve kalça fleksörlerinin hareketliliğine yönelik çalışmalar kullanılabilir.
Ancak internette bulunan birkaç egzersizi uygulamak herkes için doğru yaklaşım değildir.
2022 yılında yayımlanan bir sistematik derleme ve meta-analiz, farklı düzeltici egzersiz programlarının lomber lordoz açısı üzerinde orta düzeyde olumlu etki gösterebildiğini bildirmiştir. Bununla birlikte araştırmacılar hangi egzersiz yaklaşımının en etkili olduğunu belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu da vurgulamaktadır.
Bu nedenle hedef “lordoz için tek doğru hareketi” bulmak değil, kişinin ihtiyacına göre uygun hareket programını oluşturmaktır.
Lordoz Pilates ile Düzelir mi?
Pilates ve özellikle Klinik Pilates, doğru değerlendirme sonrasında oluşturulan programlarda lordozla ilişkili hareket problemlerinin yönetiminde kullanılabilecek egzersiz yaklaşımlarından biridir.
Pilates çalışmalarında gövde kontrolü, nefes, pelvis farkındalığı, kalça kontrolü, omurga hareketliliği ve kas dayanıklılığı birlikte çalıştırılabilir. Bu özellikler, özellikle postüral ve fonksiyonel bileşeni bulunan kişilerde yararlı olabilir.
Ancak “Pilates lordozu kesin olarak düzeltir” şeklinde genel bir ifade bilimsel açıdan doğru değildir.
Yapısal bir omurga deformitesi ile hareket ve postür alışkanlıklarına bağlı esnek bir hiperlordoz aynı değildir. Bu nedenle Pilates programının da kişiye özel olması gerekir.
Terapilates yaklaşımında amaç, bel kavsını zorla düzleştirmek yerine kişinin omurgasını ve pelvisini farklı hareketler sırasında daha kontrollü kullanabilmesini sağlamaktır.
Lordoz Tedavisi Nasıl Yapılır?
Lordoz tedavisi eğriliğin nedenine, şiddetine, esnekliğine ve kişinin şikâyetlerine göre değişir.
Belirgin bir şikâyeti olmayan ve kişinin anatomik yapısıyla uyumlu lordoz çoğu zaman tedavi gerektirmez.
Ağrı, hareket kısıtlılığı veya fonksiyon kaybı varsa fizyoterapi ve egzersiz programları kullanılabilir. Programın temel amacı hareket kapasitesini artırmak, çevre kasların kuvvet ve dayanıklılığını geliştirmek ve kişinin günlük yaşamda omurgasına binen yükleri daha iyi yönetmesini sağlamaktır.
Daha ciddi ve yapısal omurga deformitelerinde ise hekim değerlendirmesi gerekir. Özellikle çocuk ve ergenlerde ilerleyici deformitelerde veya altta yatan başka bir omurga problemi varsa takip, korse veya çok daha nadiren cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
Lordoz Olanlar Nasıl Yatmalı?
Lordozu olan herkes için zorunlu tek bir uyku pozisyonu bulunmaz.
Önemli olan kişinin ağrısını artırmayan ve rahat uyumasını sağlayan pozisyondur.
Sırtüstü yatarken dizlerin altına uygun yükseklikte bir yastık yerleştirmek bazı kişilerde bel çevresindeki gerginliği azaltabilir. Yan yatışta ise dizlerin arasına yastık koymak kalça ve pelvis pozisyonunun daha rahat korunmasına yardımcı olabilir.
Yüzüstü yatış bazı kişilerde belin ekstansiyonunu artırarak rahatsızlık oluşturabilir; ancak kişinin herhangi bir şikâyeti yoksa yalnızca lordoz görüntüsü nedeniyle belirli bir yatış şeklinin kesin olarak yasaklanması gerekmez.
Uyku sırasında en önemli ölçüt ağrı ve rahatlıktır.
Lordoz Olanlar Nelere Dikkat Etmeli?
Lordozu bulunan kişilerin günlük yaşamda sürekli “mükemmel postürü” korumaya çalışması gerekmez.
İnsan bedeni hareket etmek üzere tasarlanmıştır ve uzun süre aynı pozisyonda kalmak çoğu zaman tek bir “yanlış duruştan” daha önemli olabilir.
Masa başında çalışan kişiler gün içerisinde düzenli olarak pozisyon değiştirmeli, uzun süre hareketsiz kalmamalı ve genel fiziksel aktivite düzeylerini korumaya çalışmalıdır.
Ayrıca egzersiz sırasında sürekli beli çukurlaştıran veya tam tersine sürekli beli düzleştiren tek yönlü stratejiler yerine, omurganın farklı pozisyonlarda kontrollü kullanılabilmesi hedeflenmelidir.
Lordoz İlerlerse Ne Olur?
Her lordoz ilerleyen bir hastalık değildir.
Birçok kişide omurganın lordotik yapısı yıllarca herhangi bir probleme neden olmadan devam edebilir.
Ancak belirgin ve yapısal deformitelerde, özellikle büyüme çağındaki bireylerde veya başka bir omurga problemiyle birlikte bulunduğunda değişimin takip edilmesi gerekebilir.
Ağrının giderek artması, hareket kapasitesinin belirgin azalması veya postürde hızlı değişiklik görülmesi durumunda profesyonel değerlendirme önemlidir.
Lordoz, Kifoz ve Skolyoz Arasındaki Fark Nedir?
Lordoz, kifoz ve skolyoz birbirinden farklı omurga eğriliklerini tanımlar.
Lordoz, boyun ve bel bölgesinde öne doğru olan doğal eğridir. Kifoz, özellikle sırt bölgesindeki arkaya doğru doğal eğriliği ifade eder. Skolyoz ise yalnızca yana doğru bir eğrilik değildir; omurların rotasyonunun da eşlik ettiği üç boyutlu bir omurga deformitesidir.
Dolayısıyla lordoz veya kifoz kelimelerinin kullanılması her zaman hastalık anlamına gelmez. Her ikisi de normal omurgada bulunan fizyolojik eğriliklerdir. Problem, bu eğriliklerin kişinin anatomik yapısıyla uyumsuz şekilde artması veya azalmasıdır.
Lordoz İçin Ne Zaman Fizyoterapiste veya Doktora Başvurulmalı?
Bel kavsının belirgin görünmesi tek başına acil bir durum değildir.
Ancak yeni başlayan veya giderek artan bel ağrısı, belirgin hareket kısıtlılığı, kısa sürede ortaya çıkan postür değişikliği veya günlük aktivitelerde zorlanma varsa değerlendirme yapılması yararlı olur.
Özellikle bacaklarda belirgin güç kaybı, ilerleyen uyuşma veya his kaybı gibi nörolojik belirtiler ortaya çıkarsa yalnızca egzersize başlanmamalı ve tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Lordoz Değerlendirmesinde Neden Kişiye Özel Yaklaşım Önemlidir?
Lordoz söz konusu olduğunda en sık yapılan hata, herkesi aynı postür kalıbına sokmaya çalışmaktır.
Oysa kişinin omurga yapısı, pelvis anatomisi, kalça hareketliliği, kas kuvveti ve günlük yaşam gereksinimleri birbirinden farklıdır. Bilimsel çalışmalar da sağlıklı insanların sagittal omurga diziliminde geniş doğal farklılıklar bulunduğunu göstermektedir.
Bu nedenle iyi bir değerlendirmede yalnızca kişinin ayakta nasıl göründüğüne değil, nasıl hareket ettiğine de bakılmalıdır.
Terapilates'te fizyoterapi değerlendirmesi sonrasında kişinin ihtiyaçlarına uygun egzersiz yaklaşımının belirlenmesi amaçlanır. Klinik Pilates uygulamalarında hedef yalnızca postürün dışarıdan nasıl göründüğünü değiştirmek değil; kişinin hareket kontrolünü, kuvvetini, hareketliliğini ve günlük yaşam içerisindeki fonksiyonunu geliştirmektir.
Lordoz Hakkında Sık Sorulan Sorular
Lordoz hastalık mıdır?
Hayır. Lordoz, boyun ve bel bölgesinde normal olarak bulunan fizyolojik omurga eğrisinin adıdır. Eğriliğin aşırı artması hiperlordoz olarak tanımlanabilir.
Lordoz düzelir mi?
Postüral ve hareketle değişebilen lordozlarda uygun egzersiz ve fizyoterapiyle hareket kontrolü ve postür geliştirilebilir. Yapısal lordozlarda ise eğriliğin tamamen değişmesi her zaman mümkün veya gerekli değildir.
Bel çukuru neden fazla olur?
Pelvis ve omurga anatomisi, kişinin duruş alışkanlıkları, kalça hareketliliği, gebelik, vücut ağırlığı, kas kontrolü ve bazı yapısal omurga problemleri bel çukurunun görünümünü etkileyebilir.
Lordoz egzersizle geçer mi?
Uygun kişilerde egzersiz hareket kontrolünü, kuvveti ve fonksiyonu geliştirebilir. Düzeltici egzersizlerin lordoz açısı üzerinde de etkili olabileceğini gösteren çalışmalar vardır; ancak sonuç kişiye ve lordozun nedenine göre değişir.
Lordoz için hangi kaslar güçlendirilmelidir?
Herkes için aynı kas grubunu güçlendirmek doğru değildir. Değerlendirmeye göre karın, kalça ve gövde kaslarının farklı bölümlerine yönelik kuvvet ve kontrol çalışmaları gerekebilir.
Lordoz için hangi kaslar esnetilmelidir?
Kalça fleksörleri veya bel çevresindeki bazı dokularda hareket kısıtlılığı varsa esneklik çalışmaları kullanılabilir. Ancak kasın gerçekten kısa veya hareketin gerçekten kısıtlı olup olmadığı değerlendirilmeden standart esnetme programı uygulanmamalıdır.
Lordoz için yürüyüş iyi gelir mi?
Yürüyüş genel fiziksel aktivitenin artırılması açısından yararlı bir egzersizdir. Lordozu bulunan kişinin ağrısı yoksa çoğu durumda yürüyüşten kaçınması gerekmez.
Hiperlordoz spor yapmaya engel midir?
Tek başına hiperlordoz görüntüsü genellikle egzersizi bırakmak için neden değildir. Egzersiz programının kişinin mevcut şikâyeti, hareket kapasitesi ve varsa altta yatan sağlık problemi doğrultusunda düzenlenmesi daha önemlidir.
Lordoz tamamen düzleşmeli mi?
Hayır. Bel omurgasının doğal olarak lordotik bir eğrisi bulunur. Hedef bel çukurunu tamamen ortadan kaldırmak değildir.
Çocuklarda lordoz normal midir?
Çocukların omurga ve postürü büyüme sürecinde değişebilir ve bazı lordotik görünümler gelişimle birlikte farklılaşabilir. Ancak belirgin, giderek artan veya ağrı ve yürüme problemiyle birlikte olan deformiteler tıbbi olarak değerlendirilmelidir.
