FORGOT YOUR DETAILS?

Son yıllarda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon alanında en çok kullanılan bütünleyici terapilerinden

bir tanesi Kuru İğnelemedir. Uygulandığı bölgede minimal bir inflamasyon oluştururken, mikrosirkülasyonda ciddi artma, sinir sisteminde desensitizasyon ve ağrıda uygulamayı takiben anlamlı azalma sağlamaktadır. Bu sayede hastanın kısa süre içinde fonksiyonelliğini arttırılması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte seratonin, meletonin ve oxitosin gibi hormonların salgılanması sistemik cevapların oluşmasına ve birçok nörolojik ve ortopedik hastalıkta etkili sonuçların elde edilmesine olanak vermektedir. Hasta tarafından kolayca tolere edilmesi, tedavide hızlı sonuç vermesi, uygulanmasının kolay olması, yan etkilerinin olmaması nedeniyle de fizyoterapistler tarafında da tercih edilmektedirler. Sonuç olarak kuru İğneleme, bu etkileri nedeniyle fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarında geniş bir yer tutacağı düşünülmektedir.

Kuru İğneleme nöromusküler ağrı sendromların tedavisi amacıyla kas, ligament, tendon, subkuteneöz fasia, skar dokusu, periferal sinirlere veya gergin neurovasküler ağlar üzerine yapılan

akupunktur iğneleri olarak bilinen monoflamentler kalınlığındaki iğnelerin herhangi bir ilaç verilmeden tedavide kullanılmasıdır.

Özellikle Amerika Birleşik Devletlerindeki Ulusal Fizyoterapi Dernekleri ve Meslek odaları Kuru İğnelemeyi tanımlarken “intramuscular manuel therapy”, myofascial trigger point therapy”, veya “trigger point dry needling” olarak betimlemişlerdir APTA (American Physical Therapy Association) daha sonrasında yayınlarında Kuru İğneleme ile ilgili olarak sadece trigger noktalarına yapılan veya Kalterbone, Maitland veya McKenzi gibi bir manuel terapi konsepti olmadığını rapor etmiştir. Bu nedenle Kuru İğneleme uygulamasını ayrı bir koncept olarak incelenmesi gerektiğini belirtmişlerdir.

Kuru İğneleme de amaç trigger noktayı veya herhangi bir nedenle kan akımı azalmış, gergin ve ağrılı yapılara akupunctur iğneleri ile yeniden bir inflamasyon oluşturmak, ağrıyı azaltmak ve dolaşımı arttırmaktır. Bu durum tendon, kas veya kemik dokusunda meydana gelebilmektedir.

Kuru İğneleme uygulamalarında fasya ve kaslara ulaşmak için biraz daha derine inmek için uzun iğneler kullanılabilmektedir. Deriye temas eden iğne genellikle her iki uygulamada da sinir sistemini uyarmakta seratonin, oksitonin ve melatonin gibi önemli hormonların salgılanmasını sağlamaktadır.

Her iki uygulamada deride iğne nedeniyle oluşan keskin duyu nedeniyle A ve C lifleri uyarılmakta ve kapı kontrol teorisine göre hastada kısa süre içinde ağrıda ciddi azalmalar gösterilmektedir.

Biyomekanik, kimyasal ve vasküler etkilerine ek olarak superfisial subkuteneus (Non-muskular) veya

derin etkileri olduğu bilinmektedir. Dokuların mikrosürkülasyonunu arttırmakla birlikte, kas içinde de

genel kan akımını da arttırdığı gözlenmiştir. Laser Dopler Flowmetry ile yapılan ölçümlerde kuru iğneleme sonrasında miyofasial ağrı sendromu olan bir hastalarda kuru iğneleme bölgesinde kan akımının BPUs’e kadar yükselerek 2 katından fazla arttığı gözlenmiş ve myofasial ağrı sendromunda en önemli problemin kastaki mikrosürkülasyonla ilgili olduğu rapor edilmiştir.

Kuru İğneleme uygulamaları iğne nedeniyle lokal bölgede benzer fizyolojik ve kimyasal sonuçlar ortaya koymaktadır. Osteoartrit hastalarında uygulanan Kuru İğneleme uygulamalarının özellikle Cochrane temelli kontrol guruplarına göre sonuçların  kısa sürede  ciddi oranda daha iyi olduğu gösterilmiştir.

Bu çalışmalara ek olarak Kuru İğneleme peri-nöral bölgelerde uygulanmasının duyu ve motor sinir iletimini geliştirdiği belirtilmiştir. Bu sayede orta düzey karpal tunel hastalarında mikrosürkülasyonu da arttırarak yüz güldürücü sonuçlar alınmıştır.

Kuru İğnelemenin tendon iyileşmesine etkiside araştırılmıştır. Tendonda uygulanan Kuru İğnelemenin lokal vazodilatasyon ile kan akımını arttıdığı, kollegen poliferasyonunu hızlandırarak iyileşmeye katkı sağladığı rapor edilmiştir.

Periferik mekanik değişiklerin yanında santral sistem etkileşimleri de bulunmaktadır. Kuru İğneleme uygulamaları ayrıca hipotalamus ve kortexi de uyararak ağrı inhibitör sistemi aktive ettiği ve limbik sisteminde aktivasyonununda azaldığı gösterilmiştir.

KURU İĞNELEME UYGULAMA ŞEKLİ VE SÜRESİ

Kuru İğneleme uygulamaların süresi farklılık göstermektedir. Özellikle triiger point uygulamalarında “lokal twitch” elde etmek önemlidir. Bunun süresi ortalama birkaç dakika sürmektedir. Genel olarak incelendiğinde KIT uygulamalarının 5 ile 40 dk arasında olduğu belirtilmiştir.

Ortopedik hastalarda ortalama olarak gün aşırı olarak 4 ile 10 seans arasında terapi uygulanabilmektedir. Fibromyalji, diabet, kalp problemleri, dejeneratif nöral hastalıklarda ve çok yaşlı veya çok genç hastalarda ise seanslar haftada 1’e kadar düşürülebilir.

KONTRAENDİKASYONLAR VE KOMPLİKASYONLAR

Çok geniş kontraendikasyonları bulunmamakla birlikte hemofili hastaları, akut myokard infaktüsü olan hastalar, primer lenfödem hastalarında kullanılmamaktadır.

Dejeneratif nörolojik hastalıklarda, dengesiz diabet, steroid ve kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda, çocuk ve çok yaşlılarda dikkat edilerek kullanılması gerekmektedir.

Lokal küçük kanamalar dışında herhangi bir cildi komplikasyon rapor edilmemiştir.

TOP